Kulak kireçlenmesi yani otoskleroz toplumda pek bilinmiyor olmasına karşın çok sık yaşanan bir sorundur. İç kulak sinirlerinde ciddi tahribatlara yol açabilen kulak kireçlenmesinin aynı zamanda işitme kaybına da yol açabileceğinin bilinmesi gerekiyor. Çünkü kireçlenmesi olması durumunda ses iç kulağa taşınamaz ve buna bağlı olarak da işitme kaybı problemi ortaya çıkabilir. Kireçlenme çoğunlukla iç kulak kemiği ile üzengi kemiği arasında oluşuyor.
Kireçlenme çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabildiği gibi genetik faktörlerden de kaynaklanabiliyor. İşitme kaybının en yaygın nedenlerinden biri olan kulak kireçlenmesi 3 farklı şekilde ortaya çıkabilir.
Yazı İçeriği
Miringoskleroz Nedir?
Kireçlenmenin kulak zarında meydana gelmesi durumudur. Genellikle kronik kulak enfeksiyonları veya kulak zarına tüp takılması gibi geçmişte yaşanan travmatik süreçlerin ardından zarda kalsiyum birikintilerinin oluşmasıyla gözlenir. Tek başına ciddi bir işitme kaybına yol açmasa da zarı sertleştirerek esnekliğini azaltabilir.
Timpanoskleroz Nedir?
Bu kireçlenme türü orta kulak kemikçiklerini ve çevresindeki dokuları etkileyerek onları tamamen hareketsiz hale getirebilir. Kulak zarı ile birlikte orta kulak boşluğundaki çekiç, örs ve üzengi kemikçiklerinin etrafında kireç plakları oluşur. Ses dalgalarının iletim mekanizması bozulduğu için hastalarda belirgin bir iletim tipi işitme kaybı meydana gelir.
Otoskleroz Nedir?
Yaygın şekilde görülen otoskleroz ise iç kulağa doğru ilerleyen ya da doğrudan iç kulak kapsülünde ortaya çıkan özel bir kireçlenme türüdür. Özellikle üzengi (stapes) kemikçiğinin tabanını sabitleyerek onun titreşmesini engeller. Genetik yatkınlığın ön planda olduğu otoskleroz, tedavi edilmediğinde kalıcı ve ilerleyici işitme kayıplarına zemin hazırlar.
Bakmanızı öneririz –> https://draltanyildirim.com/kepce-kulak-hastaligi/
Kulak Kireçlenmesi Belirtileri

Hastalarda kulak kireçlenmesi farklı belirtiler gösterebiliyor. Bununla birlikte belirtilerin şiddetinin de farklı olabildiğini belirtmek gerekir. Yaygın şekilde görülen belirtiler şu şekildedir:
- Sesleri seçmekte zorlanma ya da seçememe
- Kulak içerisinde basınç ya da dolgunluk hissi
- Gün geçtikçe sesleri daha az duyma
- Kulaklık kullanımı sırasında kulaklarda ciddi bir ağrı hissedilmesi
- Kalp atışlarında düzensizlik olması
- Beyne kan sıçraması gibi hissedilen ani zonklamalar
- Kulak çınlaması (tinnitus) veya uğultu
- Kulak zarının arkasında kızarıklık görülmesi (Schwartze belirtisi)
- Sürekli hale gelen hafif baş ağrısı ve dengesizlik hissi
Bu rahatsızlık yavaş ilerleme kaydettiğinden rahatsızlığın ilk aşamalarında yukarıda sıralanan belirtiler çoğunlukla hissedilmez. Kireçlenme belirli bir seviyeye geldiğinde belirtiler ortaya çıkmaya başlar. Bu belirtilerden sadece birkaç görülüyor olsa bile zaman kaybetmeden kulak burun boğaz uzmanı ile görüşülmesinde fayda olacaktır. Bu sayede muayene ve tetkikler yapılabilir ve erken dönemde tanı konması da mümkün olabilir.
Bilginiz olsun –> https://draltanyildirim.com/kulak-cinlamasi/
Kulak Kireçlenmesi Ameliyatı
Ameliyat öncesinde fiziki muayene, işitme testi (odyometri) ya da bazı radyolojik incelemelerin (yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografi gibi) yapılmasına ihtiyaç olabiliyor. Ardından ameliyat planlaması gerçekleştirilir. Genel veya lokal anestezi altında gerçekleştirilen kulak kireçlenmesi ameliyatı esnasında hastanın acı ya da ağrı hissetmesi mümkün olmaz. Operasyon sırasında kireçlenmeden zarar görmüş ve hareket yeteneğini kaybetmiş olan kemikçikler çıkarılır.
Kireçlenmenin durumuna bağlı olarak çekiç, örs ve üzengi kemiklerine de müdahale edilmesine ihtiyaç olabiliyor. Zira ameliyattan önce kireçlenmeden hangi kemiklerin etkilendiği zaten tespit edilmiş oluyor. Çıkarılan kemiklerin yerine aynı işlevi gören özel protezler (stapes protezi) yerleştiriliyor ve ameliyat tamamlanıyor. Ameliyatın temel amacı işitmeyi yeniden aynı düzeye çekebilmektir. Bunu sağlamak için kullanılan protezler ise titanyum, floroplastik, teflon ya da teflon floroplastik materyaller kullanılarak üretilebiliyor. Hastanın durumuna en uygun olan protez kulak burun boğaz uzmanı tarafından seçilecektir.
Tedavi Yöntemleri

Şayet kulak kireçlenmesi erken dönemde tespit edildiyse daha farklı tedavi yöntemleri tercih edilebilir. Ancak ilerleyen dönemlerde bu tedavilerden olumlu bir sonuç alınamıyor ve buna bağlı olarak cerrahi operasyon zorunlu olabiliyor. Ameliyat esnasında kulağa üzengi kemiğinin görevini üstlenen bir protez yerleştirilmesi de gündeme gelebilir. Bu sayede hastanın özellikle işitme kaybı sorunundan kurtulması mümkün hale gelebiliyor. Hastalığın erken dönemde tespit edilmesi durumunda sodyum florür içeren tabletlerin kullanımı devreye gelebilir. Bu durumda hastalığın ilerleme hızı da yavaşlatılmış olur. İşitme cihazı kullanımı da ameliyat olmak istemeyen hastalar için alternatif bir yoldur.
Kulak Kireçlenmesi Baş Ağrısı Yapar mı?
Konuya dair en çok merak edilen unsurlardan biri de kulak kireçlenmesi durumunda baş ağrısı yaşanıp yaşanmadığı oluyor. Sesleri işitememekten kaynaklı olarak bir baş ağrısı yaşanabilir. Aynı zamanda kulak çınlamasından kaynaklı olarak da hastalarda baş ağrısı sorunu ortaya çıkabiliyor. Bu gibi durumlarda kulak burun boğaz uzmanı tarafından reçete edilen ağrı kesici ilaçların kullanımı tercih edilebilir. Bu sayede yaşanan ağrıdan kaynaklı olarak hastaların günlük yaşamlarının olumsuz yönde etkilenmesinin de önüne geçilmiş olur.
Görülme Sıklığı
Her yaşta ortaya çıkabilen kulak kireçlenmesi özellikle 20 ila 30 yaş arasında çok daha yaygın bir şekilde görülüyor. Son derece yavaş ilerleyen bir rahatsızlık olmasından kaynaklı olarak ilk aşamalarda hastalarda herhangi bir rahatsızlığa neden olmuyor. Ağrı ya da işitme kaybı gibi semptomlar gösterdiğinde ise kireçlenme seviyesi ilerlemiş oluyor.
Erken dönemde tanı konması durumunda daha kısa süreli bir tedavi ile sorunun ortadan kaldırılabileceğini belirtebiliriz. Görülme sıklığı % 10 dolaylarındadır. Kadınlarda daha yaygın görülen bu sorunun özellikle gebelik döneminde hormonal değişimlere bağlı olarak aniden ortaya çıkabildiğini veya hızlanabildiğini belirtmek mümkündür.
İlginizi çekebilir –> https://draltanyildirim.com/kolesteatom-nedir/
Kulak Kireçlenmesi Neden Olur?
Hastalığın tam olarak neden ortaya çıktığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, yapılan klinik çalışmalar belirli faktörlerin bu süreci doğrudan tetiklediğini göstermektedir. Kemik dokusundaki bu anormal yapılanmanın temel nedenleri şu şekilde listelenebilir:
- Genetik Yatkinlik: Ailesinde otoskleroz öyküsü olan kişilerin bu hastalıkla karşılaşma riski diğer bireylere göre çok daha yüksektir.
- Hormonal Değişimler: Kadınlarda hamilelik döneminde salgılanan hormonlar, kireçlenme sürecini başlatabilir ya da mevcut hastalığın hızla ilerlemesine yol açabilir.
- Geçirilmiş Kızamık Enfeksiyonu: Bazı bilimsel araştırmalar, kızamık virüsünün kulak kemikçikleri üzerinde kireçlenmeyi tetikleyen bir reaksiyon bırakabildiğini öngörmektedir.
- Yaş Faktörü: Genellikle genç yetişkinlik döneminde, vücudun kemik metabolizmasındaki lokal düzensizliklere bağlı olarak gelişim gösterebilir.
Kulak Kireçlenmesi Teşhisi Nasıl Konulur?
Hastalığın sinsi ve yavaş ilerleyen yapısı nedeniyle doğru tanı konulabilmesi için kapsamlı bir KBB değerlendirmesi gerekir. Teşhis sürecinde modern tıp teknolojilerinden ve fonksiyonel testlerden şu şekilde yararlanılır:
Odyolojik Tetkikler (İşitme Testleri)
Hastalara ilk olarak saf ses odyometrisi uygulanır. Bu testle iletim tipi veya mikst tip işitme kaybının derecesi belirlenir. Ardından yapılan timpanometri testi ve stapes refleksi ölçümü ile orta kulaktaki kemikçiklerin hareketliliği kontrol edilerek üzengi kemiğindeki kilitlenme netleştirilir.
Görüntüleme Yöntemleri
Fiziki muayene ve işitme testlerinin ardından, kulak içindeki kemik odağını tam olarak görebilmek amacıyla yüksek çözünürlüklü temporal kemik bilgisayarlı tomografisi (BT) çekilir. Bu sayede kireçlenmenin boyutu milimetrik olarak haritalandırılır.
Kulak Kireçlenmesi İlerlerse Ne Olur?
Erken aşamada müdahale edilmeyen kireçlenme odağı, zamanla orta kulak sınırlarını aşarak iç kulak yapılarına zarar vermeye başlayabilir. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde hastaların karşılaşabileceği başlıca komplikasyonlar şunlardır:
- İşitme kaybının iletim tipinden, iç kulak sinirlerinin de etkilendiği mikst (karışık) veya sensörinöral tipe dönüşmesi,
- Kulak çınlamasının (tinnitus) kalıcı ve gün boyunca hastayı uykusuz bırakacak kadar şiddetli bir hal alması,
- İç kulaktaki denge mekanizmalarının (semisirküler kanallar) etkilenmesi sonucunda kronik baş dönmesi (vertigo) ataklarının başlaması,
- Sosyal ortamlarda konuşulanları anlayamama nedeniyle hastada içe kapanma ve psikolojik yıpranma gözlenmesi.
Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci Nasıl Geçer?
Kulak kireçlenmesi ameliyatı (stapedektomi/stapedotomi) sonrasında hastanın kulak sağlığını koruması ve protezin yerinden oynamaması için kritik bir iyileşme dönemi bulunur. Bu süreç iki ana aşamada takip edilir:
İlk Hafta Dikkat Edilmesi Gerekenler
Ameliyatın ardından kulak içine yerleştirilen özel süngerler ve tamponlar nedeniyle geçici bir dolgunluk hissi normaldir. Hastanın ilk günlerde ani baş hareketlerinden kaçınması, kesinlikle burnunu şiddetli şekilde sümkürmemesi ve kulak üzerine yatmaması gerekir.
Uzun Vadeli Koruma Önlemleri
En az 1-2 ay boyunca operasyon düzenlenen kulağa kesinlikle su kaçırılmamalı, banyo esnasında kulak vazelinli pamukla korunmalıdır. Ayrıca uçak seyahatlerinden, yüksek sesli ortamlardan ve ağır yük kaldırmaktan protez uyumu tam sağlanana kadar uzak durulmalıdır.
Detaylı bilgi için bizlere ulaşabilirsiniz.
Tel: 0505 581 19 45
Mail: [email protected]