Nazofarenks kanseri burnun arkasında ve boğazın da üst kısmında yer alan geniz bölgesinde meydana gelen kanserdir. Halk arasında geniz kanseri olarak da bilinen bu kanser türü solunum yolu rahatsızlıkları ile çok benzeyen belirtiler gösterdiğinden çoğu zaman tanı konması maalesef gecikir.

Hastalar yaşadıkları semptomları dikkate almadığından tanı konduğunda kanserin ilerleyen evrelerine ulaşılmış olunur. Bu kanserin pek çok farklı kanser türü gibi sigara içen kişilerde daha yaygın bir şekilde görüldüğünü belirtebiliriz. Özellikle Asya ülkelerinde nazofarenks kanserinin daha yoğun bir şekilde görüldüğü de biliniyor.

Nazofarenks Kanseri Belirtileri

Hastalarda nazofarenks kanseri belirtileri çok farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor. Aynı zamanda kanserin kaçıncı evresinde olunduğuna bağlı olarak semptomların şiddetinin de farklılaştığını belirtmek gerekiyor. Yaygın şekilde görülen kanser belirtilerine şu örnekleri verebiliriz:

  • Burun kanaması
  • Burun tıkanıklığı
  • Baş ağrısı
  • Kulaklarda uğultu olması
  • İşitme kaybı olması
  • Boyunda şişlik
  • Konuşmada bozukluklar
  • Görme ve koku almada bozukluk olması
  • Yüzde karıncalanma hissi
  • Yüzün bazı bölgelerinde uyuşukluk olması
  • Tüketilen sıvıların burundan gelmesi

Bu belirtilerden sadece biri görüldüğünde bile mutlaka zaman kaybetmeden kulak burun boğaz uzmanına başvurulması gerekiyor. Böylelikle gerekli tetkikler ve muayeneler yapılabilir ve erken dönemde tanı konarak uygun tedavi prosedürüne başlanabilir. Tüm kanser türlerinde erken tanının büyük önem taşıdığını unutmamak gerekiyor.

İlginizi çekebilir –> https://draltanyildirim.com/sinuzit-nedir/

Nazofarenks Kanseri Tedavisi

nazofarenks kanseri tedavisi

Hastalığın kaçıncı evrede olduğu ve hastanın genel durumuna bağlı olarak nazofarenks kanseri tedavi seçenekleri arasından en ideal olanı doktor tarafından seçilir ve uygulanır. Tedavinin genellikle radyasyon terapisi ile gerçekleştirildiğini belirtebiliriz. Kimi zaman radyasyon tedavisi ile birlikte kemoterapinin birlikte uygulanması da gerekebiliyor.

Radyasyon terapisinde kanser hücrelerini yok etmek için X ışını ya da proton gibi son derece güçlü olan enerji demetleri kullanılıyor. Kemoterapi ise yine kanser hücrelerini yok etmek için hazırlanan özel kimyasal ilaçların kullanımıdır. Her iki tedavinin bir arada uygulanması ise kemoterapi ile radyasyonun etkinliğinin artırıyor. Ancak her hasta için bu iki tedavinin aynı anda uygulanmasına ihtiyaç olmayabilir. İleri evrelerde cerrahi müdahale sınırlı olsa da bazı durumlarda lenf bezlerinin temizlenmesi için operasyon yapılabilmektedir.

Risk Faktörleri Nelerdir?

Daha önce de belirttiğimiz gibi sigara içen kişilerde nazofarenks kanseri daha yaygın görülüyor. Bununla birlikte kanser riskini artıran çeşitli unsurların olduğundan da söz etmek gerekir. Bu riskleri şu şekilde listeleyebiliriz:

  • Sağlıksız ya da yetersiz beslenme
  • Enfiye çekilmesi
  • Kokain kullanımı
  • Tütsülenmiş yiyecek tüketimi
  • Tuzda terbiye edilen gıdaların tüketimi
  • Bazı kimyasal maddeler ile temas etme
  • Kronik burun enfeksiyonları yaşamak
  • Genetik faktörler
  • Ebstein barr virüsü

Yapılan araştırmalar bu kişilerde kanser görülme olasılığının daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Kanser her yaşta görülebiliyor. Ancak 30 ila 50 yaş arasında daha sık görüldüğünü de belirtmek gerekir. Özellikle ailesinde bu kanserin görüldüğü bireyler de risk grubunda yer alıyor. Çünkü nazofarenks kanserinde genetik faktörlerin de etkili olduğu biliniyor. Yine araştırmalar bu kanserin erkeklerden ziyade kadınlarda daha fazla görüldüğünü de ortaya koyuyor.

Merak edenler için –> Burun estetiği

Nazofarenks Kanseri Evreleri

Kanserin evresinin belirlenebilmesi için öncelikle tanı konmuş olması gerekir. Hastaya nazofarenks kanseri tanısı konmasının ardından bazı görüntüleme tetkiklerine gereksinim olabilir. Bu tetkikleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Bilgisayarlı tomografi (BT)
  • MRG (Manyetik Rezonans Görüntüleme)
  • Pozitron emisyon tomografisi (PET)
  • Röntgen (X-ray)

Bu tetkiklerin sonuçları bir arada değerlendirilir ve kanserinin evresi belirlenir. Bu kanserin evrelerinin I’den IV’e kadar değiştiğini söyleyebiliriz. Küçük rakamlar kanserin sınırlı olduğu anlamına gelirken büyük rakamlar kanserin boyundaki lenf bezlerine ya da vücudun farklı bölgelerine yayılım göstermiş olabileceği anlamına geliyor. Uygulanan tedavide kanserin kaçıncı evrede olduğunun önemi son derece büyüktür.

Nazofarenks Kanseri Ölüm Riski

Tüm kanser türlerinde ölüm riski mevcuttur. Bu nedenle nazofarenks kanseri ölüm riski barındırmaz şeklinde bir ifadede bulunmak doğru olmaz. Hastalığın dördüncü evresinde tedavinin başarı oranının % 50 ila % 80 arasında değiştiğini belirtebiliriz. Erken tanı durumunda kanser hücrelerine daha erken dönemde müdahale edildiğinden ölüm riskinin de daha düşük olabileceğinden söz edilebilir. Aynı zamanda yaş da ölüm riski üzerinde belirleyici bir unsur oluyor. Uygulanan tedaviye kimi zaman vücut olumlu tepki vermiyor ve bu durumda da ölüm riski artabiliyor.

Nazofarenks Kanseri Teşhisi Nasıl Konulur?

Erken dönemde üst solunum yolu enfeksiyonları ile karıştırılabilen bu hastalığın kesin tanısı için gelişmiş KBB muayeneleri ve patolojik incelemeler şarttır. Teşhis süreci temelde şu aşamalarla gerçekleştirilir:

Endoskopik Nazofarenks Muayenesi

KBB uzmanı, ucunda ışık ve kamera bulunan ince, esnek bir boru (endoskop) vasıtasıyla burun deliklerinden girerek geniz bölgesini doğrudan ekranda görüntüler. Bu muayene sırasında bölgedeki asimetriler, kabarıklıklar veya kitle oluşumları net bir şekilde tespit edilebilir.

Biyopsi ve Histopatolojik İnceleme

Endoskopik muayenede şüpheli bir doku yapısına rastlandığında, o bölgeden lokal veya genel anestezi altında küçük bir parça (biyopsi) alınır. Alınan bu doku örneği patoloji laboratuvarında incelenerek hücrelerin kanserli olup olmadığı kesin olarak belirlenir.

Kimler Nazofarenks Kanseri Açısından Daha Büyük Risk Altındadır?

Hastalığın ortaya çıkmasında çevresel faktörlerden genetik yatkınlığa kadar pek çok parametre rol oynar. Klinik çalışmalara göre şu gruplarda yer alan kişilerin düzenli KBB kontrollerini aksatmaması büyük önem taşır:

  • EBV (Epstein-Barr Virüsü) Taşıyanlar: Öpücük hastalığı olarak da bilinen bu virüse maruz kalan ve vücudunda yüksek oranda EBV antikoru bulunan kişiler,
  • Güneydoğu Asya Kökenliler ve Göçmenler: Coğrafi ve etnik köken olarak Asya popülasyonuna ait olan veya aile geçmişinde bu bölgeden göç hikayesi bulunanlar,
  • Ailesinde Geniz Kanseri Öyküsü Olanlar: Birinci derece akrabalarında bu tümör türü teşhis edilmiş ve genetik olarak yatkınlığı bulunan bireyler,
  • Kimyasal Gaz ve Tozlara Maruz Kalanlar: Mesleki olarak formaldehit, ahşap tozu veya endüstriyel dumanlara kronik olarak maruz kalan işçiler.

Nazofarenks Kanseri Sonrası İyileşme Süreci Nasıl Geçer?

Tedavinin tamamlanmasının ardından hastaların eski sağlığına kavuşması ve günlük yaşantısına adapte olması belirli bir zaman gerektirir. Özellikle radyoterapi ve kemoterapinin yan etkilerini yönetmek bu sürecin en önemli kısmını oluşturur. Dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

  • Radyasyon nedeniyle tükürük bezleri zarar görebileceğinden oluşan kronik ağız kuruluğuna karşı gün boyu sık sık su yudumlanmalıdır.
  • Ağız içi mukozasında oluşan hassasiyet ve yaralar için doktorun önerdiği özel koruyucu gargaralar düzenli olarak kullanılmalıdır.
  • Tedavi sonrasında vücut direnci düşeceği için yüksek proteinli, vitamin yönünden zengin ve yumuşak kıvamlı beslenme programları uygulanmalıdır.
  • Doktorun belirlediği periyotlarda (ilk yıllar 2-3 ayda bir) endoskopik muayeneler ve kan tetkikleri ile takip randevuları kesinlikle aksatılmamalıdır.

Geniz Kanseri Belirtileri Solunum Yolu Hastalıklarından Nasıl Ayırt Edilir?

Geniz bölgesinin anatomik konumu sebebiyle, tümörün ilk evrelerinde ortaya çıkan burun tıkanıklığı veya kulak dolgunluğu gibi şikayetler sıklıkla sinüzit, alerji veya grip ile karıştırılır. Solunum yolu hastalıkları genellikle 1-2 hafta içerisinde uygun ilaç kullanımıyla tamamen geriler. Ancak nazofarenks bölgesindeki bir tümörün yol açtığı semptomlar haftalar geçmesine rağmen azalmaz, tam tersine giderek şiddetlenir. Özellikle tek taraflı geçmeyen kulak tıkanıklığı, işitme azlığı ve boyunda aniden beliren ağrısız sert şişlikler solunum yolu enfeksiyonlarında görülmeyen, doğrudan geniz kanserini işaret edebilen kritik farklardır.

Beslenme Alışkanlıklarının Nazofarenks Kanseri Üzerindeki Etkisi Nedir?

Beslenme tarzı, geniz bölgesindeki hücrelerin yapısının bozulmasında doğrudan tetikleyici bir rol oynayabilmektedir. Yapılan epidemiyolojik araştırmalar, özellikle koruyucu olarak yüksek oranda tuz ve nitrozamin içeren gıdaların tüketilmesinin bu kanserin görülme sıklığını artırdığını doğrulamaktadır:

Tuzlanmış ve Kurutulmuş Balık Tüketimi

Özellikle çocukluk ve gençlik döneminde yoğun olarak tuzda kurutulmuş balık ve et tüketen toplumlarda geniz kanseri insidansı çok yüksektir. Bu besinlerdeki kimyasal bileşikler nazofarenks mukozasında kronik tahrişe yol açar.

Tütsülenmiş ve Hazır Şarküteri Ürünleri

Dumanlama (tütsüleme) yöntemiyle hazırlanan gıdalar ile aşırı miktarda koruyucu madde içeren salam, sosis gibi şarküteri ürünlerinin sık tüketilmesi genetik yatkınlığı olan bireylerde hücresel mutasyon riskini yukarı taşımaktadır.

Hastalığın Seyrini Etkileyen En Önemli Faktörler Nelerdir?

Kanserin tedaviye nasıl yanıt vereceği ve hastanın sağkalım oranları birden fazla biyolojik ve tıbbi kritere bağlı olarak değişiklik gösterir. Bu faktörler şu şekilde sıralanabilir:

  • Hastalığın teşhis edildiği andaki mevcut anatomik evresi (Evre 1 ile Evre 4 arasındaki yayılım durumu),
  • Tümör hücrelerinin mikroskop altındaki farklılaşma derecesi (Dünya Sağlık Örgütü tip sınıflamasına göre histolojik yapısı),
  • Hastanın genel sağlık durumu, yaşı ve tedavi sürecinde ihtiyaç duyulan kemoterapi/radyoterapi dozlarını tolere edebilme kapasitesi,
  • Vücudun tedaviye verdiği ilk yanıtın hızı ve lenf nodlarındaki küçülme oranı.

Önerdiğimiz diğer makalemiz –> https://draltanyildirim.com/revizyon-burun-estetigi/

 

Detaylı bilgi için bizlere ulaşabilirsiniz.
Tel: 0505 581 19 45
Mail: [email protected]